Kömür Karası Yüz Karası Oldu

Feray Karagöz
271OKUNMA
  Yorum Gazetesi   21 Mayıs 2014

Ülkeyi taşeron cumhuriyetine çeviren, güvencesiz ve örgütsüz çalışmayı dayatan diktatör bir rejime şehit verdik diyerek başlamak istiyorum.

Soma kömür madeninde çıkan yangın faciasında bu ülkenin vatandaşı olarak bizlerin de yürekleri yandı.

Bu kaçıncı deneme Allah aşkına.

Biliyor musunuz!?

Uluslararası Çalışma Örgütü (ILO) verilerine göre, Türkiye ölümlü maden kazaları listesinde Çin’i bile geride bırakarak ilk sıraya oturdu.

HÜKÜMETE ÇAĞRI…

Maden kazalarında ölüm yoğunluğunda dünyada ilk üç sırada Türkiye, Kore ve Çin yer almaktadır. Dünyanın en büyük ilk 17 ekonomisinde yer alan ve hızlı kalkınması ve gelişmişliği ile övünen bir Türkiye için bu gerçekten üzücü bir durumdur.

Devlet bunun önlemlerini ivedilikle almalı, bu kara tabloyu ortadan kaldırmalıdır. Eğer alamıyorsa HÜKÜMET İSTİFA ETMELİDİR ARTIK.

Türkiye’de 1941 yılından bu yana maden kazalarında toplam 3 bin 12 kişi hayatını kaybetti, 373 bin 484 kişi yaralandı. 1875 yılında gerçekleşen Anadolu’da ilk maden kazasında 1 kişinin hayatını kaybettiği ifade ediliyor.

Oysa uzmanlar, Türkiye’deki maden kazalarının %95 önlenebilir nitelikte olduğunu kaydediyor.

Kazaların çoğu önlenebilir nitelikte. Kazalarda; işletmecilik hataları, denetim ve her kademede eğitimin yetersizliği etken oluyor.

*1942 yılında toplam 108 işçi öldü, 3154 işçi yaralandı.

*1947 yılında toplam 121 işçi öldü, 2664 işçi yaralandı.

*1983 yılında toplam 145 işçi öldü, 8159 işçi yaralandı.

*1992 yılında ise Zonguldak Kozlu ilçesinde yaşanan grizu faciasında 263 işçi öldü. Aynı yıl toplam 277 işçi hayatını kaybetti, 5 bin 402 işçi de yaralandı.

1941 yılından bu yana maden kazalarının, 3bin 712 kişinin hayatını kaybetmesine, 373 bin 484 kişinin de yaralanmasına neden olduğunu, ayrıca yılda 21 katrilyon lira maddi, 2 milyon gün de işgücü kaybına yol açtığı ifade ediliyor.

Ben anlamıyorum. CAN BU KADAR UCUZ MU? KİM ÖDEYECEK BU NEBALİ…

Bu ülkenin Başbakanı Soma’ya onlarca koruma gidiyor, koruma halkasının arasında 3 metre mesafeden vatandaşla konuşmaya, sözüm ona acılarını paylaşmaya çalışıyor.

Kendisi ve emrindeki çalışanlar da dahil oradaki vatandaşı yumrukluyor, hakaretlerden yuhalanmalardan markete sığınıyor.

Ve sonrasında basın açıklaması için kameraların önüne geçiyor ve tüm Türkiye ile dalga geçer gibi bir basın açıklaması yapıyor.

1800’lü yıllardaki dünyadaki maden kazalarını söylüyor ve kazalar kaderdir deyip ölümler olabilir diyor.

Bu düzene uyan kara cahil kişilerden biri ile yaşadığım diyaloğu da paylaşmak isterim sizinle.

Öğle yemeği için bir dostumla çarşıdaki bir esnaf lokantasında yemek yerken, televizyonda Soma haberlerini dinlerken karşılıklı bu içler acısı olay hakkında şahsi yorumlarımızı yapıyorduk.

Benim yorumlarımdan rahatsız olan bir vatandaşımız, toplum içinde konuşma özgürlüğümü engelleyecek düşüncesi ile susmamı istedi.

Konu hakkında eğer duymak istemediğiniz rahatsız olduğunuz bir durum varsa kulaklarınızı tıkayın dedim. (Daha fazlasını anlatmayayım)

Zaten bunlar üç maymunu oynamıyorlar mı?

Duymuyor, Görmüyor ve Bilmiyorlar…

CHP Manisa Milletvekilinin verdiği önerge sırasında arkasını dönenler de duymadılar, görmediler. Çünkü orada yaşananları bilmiyorlardı. Duyarsızlıklarının, vicdansızlıklarının cezasını ödedik Soma’da.

BEN BU ÜLKENİN BİR VATANDAŞI OLARAK BU YAŞANANLARI HAZMEDEMİYORUM. HAZMEDEN VARSA BUYURSUN ALSIN…

Mutlu haftalar dilerim…

2020 © Tüm hakları saklıdır. Feray Karagöz