Kadının Siyasetteki Yeri

Feray Karagöz
255OKUNMA
  Yorum Gazetesi   25 Şubat 2014

Çok önemli bir süreci yaşıyoruz. Önümüzdeki 30 Mart seçimleri gibi kritik bir dönem var. Bu kritik dönemde partilerin siyasi politikaları Kadın üzerine her ne kadar değişime uğradı gibi söylense de, Tekirdağ ve ilçelerine baktığımızda Kadın Belediye Başkan
Adayımız tüm partiler içerisinde sadece 1 KADIN.

Türkiye’de kadınlar, yasal olarak seçme ve seçilme hakkına çok uzun yıllardır sahip olmalarına rağmen, kadın temsili yetinin siyasal ve yönetsel alanlardaki düşüklüğü kabul edilecek bir durum değildir. Türkiye, 2013 yılında parlamentoda kadın temsil oranı açısından dünya sıralamasında 88. sıradadır.

Türkiye, TBMM’nde ve hükümette yer alan kadın bakan ve milletvekili sayısı bakımından, başta AB ve OECD ülkeleri olmak üzere, gelişmekte olan bazı ülkelerden daha geri pozisyondadır. Bugün, İsveç, Norveç, İzlanda ve Finlandiya gibi ülkelerde bakanlar kurulunda kadın temsil oranı %50’leri oluştururken; ülkemizde kadınların temsil oranı TBMM’de %14.2 oranında olması ve bu durumun önemli bir gelişme olarak addedilmesi düşündürücüdür.

Şöyle bir tarihimize bakacak olursak;

Afet İnan bir öğretmen olarak ders verdiği sınıfta Belediye Kanununa göre seçim denemesi yaparken sınıfta belediye başkanı olarak bir kız öğrencinin seçilmesi ve bir erkek öğrencinin mevcut yasaya göre kadınların oy verme ve seçilme hakkına sahip olmadığını belirterek itiraz etmesi üzerine üzülmüş ve kadın hakları hakkında çalışmaya başlamıştır. Yaşadığı bu durumu M. K. Atatürk’e anlattığında, o da kendisine hak vermiş ve çalışmalarına başlamasını istemiştir. Bunun üzerine çalışmaya başlamış ve 3 Nisan 1930 tarihinde 165 maddeli yeni Belediye Kanunu TBMM’de kabul edilirken kadınlara yerel yönetim seçimlerinde seçme ve seçilme hakkı tanınmış.

Kanun teklifinin görüşülmesi sırasında Dönemin İçişleri Bakanı Şükrü Kaya gerekçe olarak şöyle konuşmuş;

‘’Türk tarihinin her safhasında ve sahasında erkeği ile yan yana her fedakarlığı yapan, millet ve vatan işlerinde büyük feragatla her cefaya ve acıya katlanan, milletin felaket ve saadetlerine aynı hisle iştirak eden büyük kalbi ve yüksek faziletiyle Türk Kadını, müşterek eseri olan bu cumhuriyette elbette kendi evinin işlerinde olduğu gibi Belediye işlerinde de temiz ve ciddi mevkiini alacaktır.’’ (İnan,1964;123)

Tarihimizde Kadının siyasetteki yeri şekillenirken verilen mücadeleye bakalım, bir de şu andaki mevcut durumumuza. Neden rakamlarda yıllardır gelinen nokta BU’dur anlayamıyorum.

Türk kadınının bir süs gibi, memleket işlerine karışmaz bir varlık gibi bir köşeye konması hakkı, milli çalışmalarda kadının insan hakkını hor görmek kimseye verilmemiştir. Daha demokratik bir Türkiye sözlerini sıklıkla kullanan siyasi parti liderlerinin, kadınların siyasette ve yerel yönetimlerde temsili yönünde ağırlıklarını koymalarının tam vakti olduğu düşüncesini taşımaktayım.

2020 © Tüm hakları saklıdır. Feray Karagöz