5 Aralık

Feray Karagöz
276OKUNMA
  Yorum Gazetesi   18 Aralık 2013

Yorum’dan Merhaba

Tüm Yorum okurlarına merhaba. Ben de her hafta değişik konularla Yorum okuyucularıyla buluşacağım.

 

 

Tüm dünyada farklı biçimlerde ve farklı oranlarda da olsa, kadınlar, kendi yaşamlarını doğrudan biçimlendirebilmek için savaş vermektedir. Bunun en önemli nedeni kadınların, kendilerini doğrudan etkileyen politika ve kararların gerek oluşum süreçlerinde ve gerekse de, bu kararların uygulanması sırasında etkin olamamalarıdır. Kadınlar yaşamın her alanında (eğitim, çalışma yaşamı, aile yaşamı, sağlık vb.) ağır sorunlarla mücadele ederlerken, bu sorunları ortadan kaldıracak politika ve programların geliştirilmesi, gerekli kaynakların ayrılması ve faaliyetlerin yürütülmesi erkekler tarafından yapılmakta ve böylece de eşit koşullarda paydaş olması gereken iki gruptan biri tamamen görünmez kılınmaktadır.

 

İşte bu şartlar altında; Yüce önderimiz Mustafa Kemal Atatürk’e en derin saygılarımızla 5 Aralık 1934 tarihinde kabul edilen kadınlarımıza seçme ve seçilme hakkının verilişinin 89. yılını kutluyoruz.

 

Nüfusun yarısını oluşturan kadını, görünmez kılmak; sadece kadına yapılan bir haksızlık değil aynı zamanda da, özellikle 80’li yıllardan bugüne değin, tüm uluslararası süreçlerde, ana gündem maddesini oluşturan dürdürülebilir kalkınmayı sağlamak amacıyla yapılan çalışmalara büyük bir engel oluşturduğundan, insanlığa karşı işlenen bir suçtur. Kadının, sadece politikada değil, tüm karar verme mekanizmalarında yer alması ve böylece de, kendi cinsine ilişkin sorunların ortadan kaldırılması anlamında hayati bir önem taşımaktadır.

 

Türkiye’de kadınlar, yasal olarak seçme ve seçilme hakkına çok uzun yıllardır sahip olmalarına rağmen, kadın temsili yetinin siyasal ve yönetsel alanlardaki düşüklüğü kabul edilecek gibi bir durum değildir. Türkiye, 2013 yılında parlamentoda kadın temsil oranı açısından dünya sıralamasında 88. sıradadır.

 

Türkiye, TBMM’nde ve hükümette yer alan kadın bakan ve milletvekili sayısı bakımından, başta AB ve OECD ülkeleri olmak üzere, gelişmekte olan bazı ülkelerden daha geri pozisyondadır. Bugün, İsveç, Norveç, İzlanda ve Finlandiya gibi ülkelerde bakanlar kurulunda kadın temsil oranı %50’leri oluştururken; ülkemizde kadınların temsil oranı TBMM’de %14.2 oranında olması ve bu durumun önemli bir gelişme olarak addedilmesi düşündürücüdür.

 

"Demokratikleşme" ve "Çağdaşlaşma" gibi demagojik sözleri sıklıkla kullanan siyasi parti liderlerinin, kadınların siyasette ve yerel yönetimlerde temsili yönünde ağırlıklarını koymalarının tam vakti olduğu düşüncesi taşımaktayız.

2020 © Tüm hakları saklıdır. Feray Karagöz